yusuf kaplan

0
points

.

freeit's picture

yusuf' günaydın kardeş.

0
points

yusuf' günaydın kardeş. sen ne diyon allahın seversen. ben hep derim kafa aynı kafa olunca ha dinci ha ergenekon sipahisi olmuşsunuz hiç farketmiyor. gladyo, derin devlet, küresel adb hegemonyası, jeopolitik dizayn, yeni düzen, neo emperyalizm, vs. şimdi bunları bilmeyen yok. sen dolmuş sahibiydin de biz mi bilmiyoruz. aklımızı başımıza alalım. türkiye cumhuriyeti lozanda lozan anlaşmasıyla batının insiyatifinde kuruldu. bunları geçelim. yusuf bulanıklık yapıyor. mesele kimin iradesiyle yapılıp yapılmadığında değil çünkü yusufunda dediği gibi zaten başkasının dolmuşundayız ve bu dolmuş artık çalışmıyorsa ya kendiniz yeni bir dolmuş yapacaksınız yada sıfır model ve küresel tüm yollara dayanıklı bir dolmuşu sahibinden 56 ay vade ile satın alacaksınız. gerçi bunun parasıyla belki yusufa bir gazete bile çıkarırdık ama dolmuş da iyi dol/muş vallah.

vapo u rous mud's picture

28 Temmuz 2008 Pazartesi

0
points

28 Temmuz 2008 Pazartesi günü Yeni Şafak'taki yazısı:

Ergenekon'la “dolmuşa bindirilmediğimizden” emin miyiz?

'Laikçi şebeke'nin Türkiye'nin başına nasıl belâ olduğunu, önünü nasıl tıkadığını, tarihî yürüyüşünü nasıl engellediğini en ağır dille yazan yazarlardan biriyim. Ama bir insan olarak, bir müslüman olarak, ABD'lilerin güdümündeki Soros tarafından finanse edilen fesat yuvası Cumhuriyetçiler Entitüsü'yle -son derece şikâyetçi olmama rağmen- bu ülkenin ilkel laiklik anlayışını ve uygulamalarını aslâ tartışmaya kalkışmayacak kadar kişilikli, onurlu ve asil bir Türkiye çocuğu olarak, Ergenekon davası konusunda ciddî soru işaretlerim ve şimdiye kadar geliştirilen kutuplaştırıcı, Türkiye'yi tam ortadan ikiye bölücü Ergenekon söylemlerine ve operasyonların yürütülüş ve özellikle de medyada yansıtılış biçimlerine ciddî itirazlarım var. Aptal yerine konulduğumuz ve fenâ hâlde “dolmuşa bindirildiğimiz” hissi var içimde.

Ergenekon davası, neyin ve kimin davası? Türkiye'nin hakîkaten düzlüğe çıkmasını sağlayacak ülkemizin önünü tıkayan urların, virüslerin gerçekten temizlenmesi hikâyesi mi bu; yoksa ABD'nin yaklaşık 50 yıldır kullandığı, ABD'nin çıkarlarını korumak için çalışan ama artık işi bittiğine karar verilen, adına ulusalcı denmesine rağmen bu milletin temel değerleriyle, tarih yapmamızı mümkün kılan İslâmî ruhuyla kavgalı laikçi şebekenin tasfiye edilerek ABD için küresel ölçekte daha kullanışlı başka bir “şebeke”nin ikamesi “operasyon”u mu? İslâm'ın ehlileştirilmesi, sekülerleştirilmesi, bizzat kalenin içerden ve derinlemesine ama çaktırmadan teslim alınarak Türkiye'nin ruhunun, bu kez bu ruhu temsil ettiği düşünülen aktörlere “elma şekerleri verilerek” yok edilmesi çabası mı bütün olup bitenler?

Ergenekon “davası”, bütünüyle Türkiye'nin içindeki bir iradenin, fâili meçhul cinayetler, sosyal kutuplaşmalar, hatta türlü iç savaş senaryolarıyla Türkiye'yi yönetilemez hâle getiren, yapay sorunlarla boğuşturan, “laikçilik” yaparak Türkiye'nin tarihte tatil yapan bir ülke konumundan yeniden tarihin yapılmasında kilit rol oynayabilecek bir medeniyet yürüyüşüne soyunmasını akla hayale bile gelmeyecek yöntemlerle önleyen yarım asırlık bir şer şebekesini tasfiye ederek, barış içinde, sağcısı-solcusu, laik olanı ve İslâmî duyarlıkları güçlü olanı ile Türkiye'nin bütün kesimlerini kucaklayabilecek yeni bir Türkiye'nin tesis edilmesi çabasının yollarını açma girişimi mi?

Yoksa, önceden ABD'ye çalışan, milletin burnundan getiren, başbakanlarını astırtan, ev ya da hücre hapislerinde çürüten, başbakanlarını öldürmeye kasteden ucu içerde kökü kesinkes dışarıda iğrenç bir “laikçi şebeke”nin oynadığı rolün, Soğuk Savaş şartlarının nihâyet Türkiye'de bitirilmesine karar veren dünya sisteminin lordu ABD tarafından dünya sisteminin çıkarlarını daha iyi koruyup kollayacak, üstelik de İslâmî kaygıları önceleyen başka bir “ekip”e havale edilmesi operasyonu mu? Eğer böyleyse, yazıklar olsun!

Ayrıca henüz suçları mahkemece kesin olarak ispatlanmayan insanların, istersek hiç sevmeyelim, handiyse bütün televizyonlarda milletin önünde tam anlamıyla şeytanlaştırılması, beni her hâl ve şartta adaletten ve hakkaniyetten yana olan bir Müslüman olarak yeteri kadar tedirgin ediyor.

Benim gerçekten önemsediğim Mümtaz'er Türköne'ye bile “ürpertici” satırlar yazdırtan bir operasyon ve atmosfer, açıkçası beni Ergenekon-sonrası süreç için ürkütüyor: Türköne, Ergenekon iddianamesini okurken, gözünde canlanan manzarayı şöyle tasvir etmiş: “Koskoca bir kaya yerinden oynuyor. Kayanın altını mesken tutmuş haşeratın panik içinde kaçmaya başladığını görüyorsunuz. / Yılanlar, çıyanlar, akrepler, solucanlar panik içinde sağa sola koşuyorlar. Onları koruyan koca kaya kütlesi kalkınca, artık her birini teker teker ayağınızla ezebilirsiniz.” (!) Pes doğrusu!

Bu dil, benim Türköne'den hiçbir zaman beklemeyeceğim kadar ürkütücü ve ürpertici bir dil.

Tekrar ediyorum: Türkiye'nin başına belâ olan, Türkiye'yi fenâ hâlde karıştıran bir fitne ve fesat şebekesinin çökertilmesi, elbette ki, takdirle karşılanacak bir cesaret örneğidir.

Ancak her şeye rağmen eğer yeni bir dünya kuruluyor ve Türkiye'ye de orada yeni bir Truva atı rolü biçiliyorsa, fena hâlde dolmuşa bindirildiğimizi ve ayartıcı bir şekilde dolduruşa getirildiğimizi nasıl olur da göremeyiz, göremiyoruz, anlayamıyorum doğrusu.

Eğer bu “hareket”, “Soğuk Savaş artıkları”nın tasfiyesi hareketiyse, bunun anlamı açıkça şudur: Birileri Türkiye'yi, sahibi aynı olan bir dolmuştan indirip başka bir dolmuşa bindiriyor, demektir bu.

Eğer durum gerçekten buysa, Türkiye'de içeri tıkılanlar, gerçek azmettiriciler değil; yalnızca taşeron. Asıl azmettiricinin yakasına esaslı bir şekilde yapışıp ondan hesap soramadığımız sürece, bu operasyonun, “laikçi şebeke”nin, “Uğur Mumcu'yu, Üçok'u, Kışlalı'yı dinciler öldürdü; Danıştay cinayetini, Cumhuriyet gazetesinin bombalanma hâdisesini dinciler yaptı” diyerek, sözümona “dinci” taşeronu suçlamak ve taşeronu bulduktan sonra da “suçluyu bulduk!” diye nârâ atmaktan ne farkı kalıyor ki?

Asıl azmettiricinin yakasına yapışamadığımız sürece, Türkiye, kolay kolay düzlüğe çıkamayacak, gerçek anlamda özgürlüğüne kavuşamayacak ve yeniden asil bir tarihî yürüyüşe soyunamayacaktır vesselâm.

freeit's picture

duydum ki

0
points

duydum ki darılmışsın,ekşimişsin ekşi sözlük kardeşlerimize... yusuf... pagan! işler bunlar sen iyisi mi doğrulma buralara ... bırak yaksınlar kurtlarını . şimdi bi de başına korsan belasını alırsın kim uğraşacak modern paganlarımızla...

admin's picture

türk islamcılığının

0
points

türk islamcılığının dönüşümü için çalışmaları vardır. siyasi olaylara henüz evrensel boyutlarda bakamamaktadır...

freeit's picture

kısca pagan yusuf dersek

0
points

kısca pagan yusuf dersek meramının ne olduğunu ve göndermelerinin ve problemlerinin ..anlaşılmasına yardımcı oluruz...bu arkadaşın modernizmle ve paganizimle sorunları var...bence haklı ama fazlaca abartarak okuyucusunun önüne hep pagan soslu yaklaşımlarla çıkması...onu fazlasıyla tekrara sokuyor...televizyoncu,ümrancı,tv5 ci,yeni şafakcı,bsfci

vapo u rous mud's picture

çözüm önerisi olan

0
points

çözüm önerisi olan düşünür.
bkz. öncü kuşak