- kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlar
- annesiyle babasi bosanmis cocuklar
- mitten uretilen hukuk
- aramice
- zohar
- islamda ihya ve reform
- sefer yetsirah
- sefirah
- keter
- olum
- la alegria
- gorkemli kaybedenler
- istersen biraz dinlen
- tatar colu
- aradaki
- siktir git
- su israf olmasın diye rakıyı sek içmek
- nazim hikmet
- kalp
- aydogan vatandas
- kocakari ilaclari
- sözlük adabı
- marlboro
- korsan sozluk
- terlik
- kalp kifayetsizligi
- sigara
- izmir de askeri konvoya bombalı saldırı
- acizlik
- en güzeli sevişmek
- ask ve gurur
- eline vermek
- kiskanclik
- caresizlik
- derrida ve skeptiklik
- dindar
- gemi azıya almak
- uğultu
- collapse
- sürgün güzelleştirir
pkk
Muharebe Cum, 2007/08/31 - 05:11terörist gecinir ve özgürlük icin savas verdigini söylerler,ama gel gör ki,milletin kanini emerler. cekirge sürüsü gibidirler. nasil ki 11 eylülü abd kendi yapti deniyorsa ve bu tarz teoriler varsa,bence bizim ülkemizdede bu savasin bir tiyatro olup olmadigini sorgulamak gerekir,satirlarimi bitiremeden kapima ajanlar dayanirsa hic sasmam :P




eklemekte yarar var
eklemekte yarar var sanıyorum; entellektüel ve aydın olan kürtlerin pkk'ye bakışı konjoktürel olarak değişbilen bir bakıştır. emin olunmalıdır ki pkk'nin ergenekon bağlantısı ortaya çıktığında ilk önce bu aydınlar eleştirecektir. sonuçta insan'dan herşey beklenir, beklenmelidir.
dolayısıyla pkk'nin verdiği mücadele bizzathi ergenekon tarafından organize ediliyorsa bu tıpkı hizbullah'taki gibi olağan karşılanacaktır. dememiz o ki kürt sorunu pkk'nin bitirilmesiyle halledilebilecek bir sorun değildir. geçenlerde bir arkadaşın tespiti önemliydi. pkk kürt sorununun sebebi değil sonucudur.
dolayısıyla bir sonuç sebebin asli unusuru sayılmayacaktır.
pkk bitse bile kürt sorunu bitmez yani.
pkk'nin varsa ergenekon
pkk'nin varsa ergenekon uzantılarının tespiti önemlidir. ki henüz öyle bir tespit olmamış. iddianamede de yerini almamış. eğer alırsa bu ciddi bir devlet sorunu olacaktır kanımca. zira o zaman pkk sorunu olmayacak devlet sorunu olacaktır.
ama sanıyorum ki pkk içindeki uzantılar var ise de örtülecektir , eğer örtülmezse bunca yıl yapılan edebiyat boşa çıkacaktır.
düşünsenize yıllarca küfrettiğiniz oluşum sizin eseriniz. ne korkunç bir ikilem...
dünyayı bilmemde ahrette
dünyayı bilmemde ahrette kaçtığı devlet ricali ile beraber olacağı kesin...
Yirmi yaşında gençleri
Yirmi yaşında gençleri dağ başlarında öldüren acımasız insanlar güruhu.Hadi dünyada devletten kaçtın kurtuldun.Peki ahirette döktüğün kanların hesabını nasıl vereceksin.
edebiyatı çok yapılan
edebiyatı çok yapılan örgüt.
olayı edebiyata bağlamamız gerekiyor ya ondan diyoruz.
ha dilsel olarak türk yetkililer pekaka diye okur. kürtler ise pekeke der.
kurucusu abdullah öcalan'dır.
http://www.hpg-online.net
http://www.hpg-online.net isimli sitesinde açıklama yapan örgüt diyarbakırdaki saldırıyı dolaylı olarak üstlendi...
......................
İşgal güçlerine karşı her türlü tepki kutsaldır!
3 Ocak 2008
Rûbar Andok
Kürdistan’da gelişmelerin hangi yönde olacağı noktasında tahmin yürütmek için kahin olmaya gerek yok. Bu kadar savaş çığırtkanlığı yapan Türk genelkurmayı ve basını, hukuksuz ve teröristvari bir şekilde güney Kürdistan'daki köyleri bombalanırken, orada sivil insanlar öldürülürken, yine ayakları kopan ve başları parçalanan hayvanların görüntüleri yayınlanırken, bazıları buna alkış çalıp savaş naraları ve zafer çığlıklarıyla tebriklerini sunmayı da unutmuyorlardı. Madem durum bu ise, şimdi de bunu alkışlamalılar. Böyle bir süreçte, Amed’deki patlamadan herkesin bir sonuç çıkarması gerekiyor. Özellikle kendilerini pazarlığa çıkarmış köşe yazarları, bu asker ve subay kanları üzerinden vicdanları sızlamadan yorum yapmaya devam etsinler.
Sen kalk savaş uçaklarınla sivil köyleri yerle bir et, eh birileri de kalkıp Amed de işgal edilmiş Kürdistan’ın başketinde kendine sefa süren ve insanların kanı üzerinden kedini yaşatanlara, insanı tepkisi gösterir. Sonuçta işgal edilmiş topraklarda askeri bir hedefin vurulmasından doğal bir durum olamaz. Bu uluslar arası bir haktır. Vatanı işgal edilmiş her kim olursa, kendini savunmalıdır. Dinen de kendini korumak farzdır ve kendini savunmayan ve onursuzluğu kabul eden, dinsizdir. Bu vatanı işgal edilmiş insanların ve halk topluluklarının en doğal meşru ve insanı hakkıdır. Nasıl ki ABD karşısında Irak’ta Amerikan askerlerini hedef alan eylemler meşru görülüyorsa ve “direnişçiler” diye tabir ediliyorsa, halkın bu tür eylemlerle işgalci güçlere karşı eylem geliştirmesi de en kutsal eylemlerdir ve selamlanması gerekiyor. Şimdi de Fettullah Gülen ve Tayyip Erdoğan gibi din tüccarları ve kendini sonuna kadar Amerika sömürgeciliğine pazarlamış bu tipler timsah gözyaşları döksünler. Amerika gelsin de onların gözyaşlarını silsin.
Terörist bir devletin vahşi saldırılarına karşı halkın öz savunmasını geliştirerek eylem geliştirmesi kutsaldır. Dini sömürü ve açlıkla terbiye edilmek istenen Kürt halkının başketinde, halkların kanı üzerinden zevk-i sefa yaşayan asker ve subayların işgal edilmiş topraklarda ne işleri olduklarına dair belki bu tür eylemler biraz düşündürür ve kendi ülkelerine dönerler. Yine AKP gibi tümüyle Kürt düşmanlığını körükleyen ve bunu yaparken dini alet eden ve Kürdistan’da ihaneti meşrulaştıran bir hizibe mensup olan insanların da, derhal doğru ve hak yolunu bulup, kendini AKP’den uzaklaştırıp tavır alması gerekmektedir. Bunun dışındaki tutum; dinsizliktir, ajanlıktır, ihanettir ve kendini satmadır ve bunlara karşı da ne yapıldığı da her kes tarafından bilinmektedir.
Bu vesileyle geç de olsa, Amed’in bu güzel yeni yılını kutluyorum.
..........................................
Amed'deki patlamanın tek sorumlusu şoven ve faşist TC devletidir!
5 Ocak 2008
Aram Masis
Son günlerde Kürdistan’ın başketindeki patlamadan sonra, Türk basını kendilerine emredildiği gibi psikolojik ve kirli yayıncılıklarının hakkını iyi veriyorlar. Gerçekleşen olayda içinde subay ve astsubayların olduğu bir otobüs hedeflenmiş. Görüntülerden anlaşılıyor ki, otobüs cayır cayır yanıyor. Türk genelkurmayı, olayda ölen sivillerin ölümünü ön plana çıkararak, o otobüste cayır cayır yanan askerlerinin durumundan bahsetmiyor gibi bir durum var. Tabi ki Kürdistan’ın başketinde yaşayan genç öğrencilerinde ölmesi üzücü olmuştur. Bu son olayda askerin ne kadar sivillerin yaşamını tehlikeye attığına bir örnek. Savaş halinde olan bir gücün böyle rahatça halkın yaşadığı mekanlarda sivil otobüslerle dolaşmaları, sivil halk için bir tehlikedir. Sonuçta ölen sivillerin tek sorumlusu, bu toprakları işgal etmiş bir ordunun subay ve astsubaylarıdır.
Çok ilginçtir ki Amed’e hem tarikatçı ve yalancı Erdoğan hem de Bûyûkanit ve çeteleri gelmiştir. Bu da gerçekleşen eylemede bir çok subay ve astsubayın öldüğüne işarettir. Gerçekleşen eylemin ayrıntıları halk ve kamuoyundan gizlenerek, terbiyesizce bir çarpıtma kampanyası başlatılmıştır. Yıllardır Kürt halkına karşı gerçekleştirdikleri katliamları ben yapmışım gibi bir havada, barış havarisi kesiliyorlar. Oysa yakın bir zamana kadar, güneyli sivil köylüleri katleden bu devletin başbakanı ve genelkurmayıydı. Bunlar hızlarını alamayıp, doğadaki savunmasız hayvanlara saldırarak zafer çığlıkları atmayı, yiğitlik saydılar. Genelkurmay ve satılmış Erdoğan’ın bu çabaları beyhudedir. Kürt halkı ne mal olduklarını, on yıllardır çok iyi bilmektedir.
Diğer yandan sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler, sivillerin ölmesi karşısında açıklamalarda bulundular. Yerinde ve haklı açıklamalardır. Ama olaylara tek yönlü bakmamaları da gerekiyor. Sonuçta bu yaşanan bir başlangıcın sonucudur. Ve buna sebebiyet veren, AKP gibi kan üzerinden siyaset yapan partilerdir. Yine on yıllardır Kürtlerin dilini, kültürünü yok sayan ve Kürt halkının her demokratik insanı istemine soykırım ve katliamla cevap veren TC devletinin kendisidir.
Diğer bir gelişmede, güneyli güçlerden Talabani ve Barzani’nin çapsız ve düzeysiz açıklamaları olmuştur. Kendi efendilerine yaraşır bir açıklama yaptılar. Sanki başka işleri güçleri yokmuş gibi! Özellikle bunlardan Talabani’nin açıklamaları var ki, insana pes dedirtecek cinsten. Talabani açıkça Kürt halkını soykırımdan geçiren kan tüccarı Erdoğan’a methiyeler diziyor. Umarız bu haberler Türk basınının her zamanki yalan haberlerinden biri olsun. Yoksa bu açıklamalar Kürtlerin inkarı ve yok edilmesine onay vermek sayılacaktır, ki bu da kendi halkına ihanettir.
Ben de Amed de yıllarca yaşamış biri olarak ve Amed halkını en iyi tanıyan ve bilenlerden biri olarak belirtiyorum ki, cesetleri hemen olay yerinden kaldırılan bir çok askerle beraber ölen gençlerin ailelerinin TC devletinin kirli politikalarına alet olmamaları gerekiyor. Sonuçta yaşanan ölümlerde tek suçlu, faşist ve soykırımcı TC devletidir.
bir haber İran,
bir haber
İran, yakaladığı PKK'lıyı idam etti
İhsan DÖRTKARDEŞ/ (DHA)
İRAN yönetiminin ülkesinde PKK'nın kolu olarak faaliyet gösteren ‘Kürdistan Özgür Yaşam Partisi' (PJAK) üyesi Hasan Hikmet Demir'i Hoy kentinde idam ederken, pkk yönetimi, Tahran yönetimini tehdit etti.
PKK'ya yakınlığı ile tanınan ‘Fırat Haber Ajansı', Hoy Cezaevi'nde geçen yıldan bu yana tutuklu bulunan PJAK üyesi ‘Agit' kod adlı Hasan Hikmet Demir'in firar ettiğini daha sonra donmak üzereyken yakalanarak yeniden tutuklandığını bildirdi. Kangren olan iki ayağı kesilmek istenen Demir'in karşı çıkması üzerine bundan vazgeçilen ve hücresinde tedavi edilen, Hasan Hikmet Demir'in tedavisi için için Uluslararası Af Örgütü, Tahran yönetimine çağrıda bulundu. Yargılaması sonucu verilen idam cezasının 20 Aralık 2007 tarihinde yerine getirildiği, uzun süre sonra yakınlarına bu konuda bilgi verildiği öne sürüldü. Terör örgütü PKK'nın İran'daki kolu PJAK, Hasan Hikmet Demir'in bu ülkede idam edilen ilk örgüt üyesi olduğu öne sürülürken, Tahran yönetimi tehdit edildi.
müslüman adam pkk'lı
müslüman adam pkk'lı terörist olmaz. müslüman adam müslüman'a karşı kurşun sıkmaz. müslüman adam ırkçılık mücadelesi yapmaz. müslüman adamların cenazesi yıkanır ve cenaze namazı kılınır.
(bkz. müslümanlar kardeştir / hucurat(10))
müslümanlar müslüman kabrine gömülür. müslümanların da, gayr-i müslimlerin de hesabını verdiği son merci allah'tır.
(bkz. itibar son nefestedir)
ölülerinine bile tahmmül
ölülerinine bile tahmmül edilmeyen ülke. bu ülkenin imamları herşeye bir dini yorum getirirler de anlamadığım; nedir bu insanların cenazelerinin yıkanmasını ve cenaze namazlarının kılınmasını engelleyen şey.
yoksa vatan haini oldukları için mi? laik ulus devlet yoksa dindar cesetler mi gömmek istiyor.
SEN VE BEN İnsanlara bok
SEN VE BEN
İnsanlara bok yedirildiği, coplarla tecavüz edildiği, düşlerin sökülüp günlerce elektriklere verildiği, bir Diyarbakır cezaevim olmadı. altı yaşlarında hasta kızını minibüsle doktora götürürken terörist diye taranıp öldürülen sonra ailesinin gözü önünde saçlarında yerde sürükleyen cengaver askerlerim de olmadı. Bir kadına defalarca tecavüz edilip sonra ordaki tüm komutanlara üst düzey hükümet yetkililerine oruspu niyetine satan ama hakkında dava açılmammış kaymakamlarım da yoktur. Bir sürü mahsum insanı sokak ortasında öldürtüp onlara silahlar verdiğini ve bunu pişkince ifade eden valilerim yok. Kimseler kalkıp bir milyon insanı katlettiğim için benden hesap da sormuyor, soykırım yapmakla sağlam kanıtlar eşliğinde suçlamıyor beni . Uğruna beşikteki kardeşlerimi boğazladığım, babamı tüm akrabalarımı öldürdüğüm kendisiyle gurur duyacağım bir büyük imparatorluğu sahip olamadım. Bir gün olsun birilerini zorla tutup hiç olmadığı bir şeye, mesela türk olduğuna ve bundan mutluluk duyması gerektiğine üstelik her gün bağırarak söylemesine de zorlamadım. insanı sırf bir şarkı dinlediği için yüzlerce kişiyle de linç etmek istediğimde görülmüş değil. Öldürdükleri insanların bedenleri üzerinde türlü işkneceler yapmış kahraman subaylarımda yok maalesef.
Bir ulusun özgürlük mücadelesi için “muhtemelen kendilerine rahat battıklarından dolayı” yaşamın tüm güzelliklerinden, nimetlerinden uzak kar kış dağ başında Azraillin soğuk nefesini her an enselerinde taşıyan binlerce insanı kandırıp mahvoluşa sürükleyip, Kürt ulusal mücadelesini sabote, yer yer terörize edip ulusal arenada prestijini düşüren komutanlara ve devleti üst düzey yetkililerine karşı asla bir eylem yapmamış, tüm alternatif kürt liderlerine saldırıp örgütlerini son veren(kawa örgütünü devletin sivil elemanlarıyla beraber yok ettiler) mitten mezun ve hep yaşaması için mücadele ettiğin (tc devleti ) Süriye’de Şam da aynı binada beraber çalıştığınız sonrada sürecini doldurunca (Hizbullah dedikleri derin devlet gibi) deniz manzaralı bir odada dinlemeye bıraktığın öz be öz devletin çocuğu ve Kemalist sitemin en iyi savunucusu olan bir Lideri de –apo’yu-da sevmedim, savunmadım ve devletin eliyle , teknikleriyle yapmış olduğu tüm ölümlerini öldürmelerini de lanet ettim, ediyorum.(kafan karışmasın bugün apo’nun ölmesini en son isteyecek kişiler yine anlı şanlı genarellerdir.)
Ama gel gör ki sen bunları hesabını sormayıp kumandayla yöneltilip papağan gibi sana ezberletirilen şeyleri tekrar edip, tüm bunlarla gurur duyuyorsun.
Utancın ve vicdanın ağırlığını sırtında hissettiğin zama,n ikimizde mutlu ve özgür olacağız.
keşke her şey
keşke her şey yazalıbilseydi
KANI NERDE
KANI NERDE TAŞIMALI
“Biliyorum hangi dünya kulak kesilmişse diğerine sağır kalanlara*” bir şeyler anlatmak zor,
Biliyorum kanı damarlarında, sevgilisinin heyecandan hafiften kızaran sevimli yüzünde, bir çocuğun tonton suratında, bir gülün kırmızlığında, gökkuşağının renklerinde değil de mezbahalarda, belinde taşıdıkları ebedi öfkeleri, ,kör nefretleri, kronik kinleriyle biledikleri her an yok etmeye kesmeye hazır bıçaklarında, kesilen başlarda, giyotinlerin keskin ağızlarında, insan vicdana doğrulmuş top ve tüfeklerinin namlularında, ve toprağı sıksan şüheda kanı fışkıracak diyen mısralarında taşımayı marifet bilenlere bir şeyler anlatmak çok zor .
Onlar ki yaşamın gardiyanları, her canlı türünün ebedi düşmanı, ölüme ve öldürmenin tutkulu hayranlardır. Ama gel gör ki insan olmanın bir gerekliliği olarak tecavüze uğrayanı öldürüp, tecavüzcüsünü serbest bırakanlarla aynı kefeye girmemek ve bunu nesilden nesle bir kara miras olarak götürülmesine engel olmak için yine de birkaç şey söylemek görevdir biz insanlara.
PAVLOV’UN KÖPEKLERİ
PAVLOV’UN KÖPEKLERİ .
İnsana güzelliğe ve hayata dair bir şey bilmeyen, uğrunda ölüp öldüreceği insanı en ufak bir hata da yok etmeyi bile göze alan, bugün başına taç ettiği şeyi hemen ertesinde yok edebilen sevgisi de nefreti de dengesiz hastalıklı ve vicdandan yoksun olan psikopatik kişilerde sıkça rastlanan bir davranış sakatlığı vardır.
“Aşırı genelleme” diye adlandırılan acayip bir körlükle bir kişide gördüğü herhangi kötü ya da iyi bir davranışı çok kolay o bölgeye, yetmez, o şehre, bu da yetmez o ulusa hatta daha da ileri gidip durumu iyice arabeskleştirerek tüm dünyaya insanlara mal edebilir. (batsın bu dünya, hiç kimseye güvenemeyeceksin, insanlara lanet etmeyen herkse lanet olsun vb. arabesk şözler.….) Söz konusu Pavlov’un köpeğinin (emin o köpek bu kadar acımasız olamazdı kusura bakmasın yoksa hayvanları severim ben, belki de “esfele safilin” lerle karşı karşıyayız.) davranışlarını hatırlatan bu olaylara karşı klasik koşullanma duruşu gerçekleri acımasız bir biçimde kemiren fareler gibidirler.
Bir iyi Kürt görmekle tüm Kürtler iyi olamayacağı gibi Kötü bir Türk’e’ bakarak da tüm Türkler kötüdür denilemez. Asgari düşünebilme gücüne sahip olan, zırnık vicdan taşıyan ,birazda olsa gözlerini aralayan, herkesin kolayca farkına varabileceği gerçekliklerdir. Bugün topyekun bir halk aşağılanıyor . Ne diyebilirim ki Türk olduğunu söyleyip Kürtleri aşağılayan birinin yazısını okuyunca insan olmanın bir gereği olarak İsmail Beşikçileri, Fikret Başkaya’ları, Yıldırım Türkerleri,Ahmet Altan, Perihan Mağden’leri ve daha nice adsız Türk kahramanlarını hemen hatırlıyorum.
“İnsan olduğuma içten içe nasıl seviniyorum*” bir bilseniz (ben insanlığına sevinirken neden insanlar köpekliğinden utanmıyor )
(Konusuz)
Nevroz ve onlar.
Nevroz hastalığı üzerine ufuk açıcı araştırmalar yapmış ABD’li psikologlardan Karen Horney göre birçok nevroz türünden biri de “yıkıcı rekabetçilik” nevrozudur ki, bireylerde görüldüğü üzere kitlelerde’de rastlanılabilir. Zor koşular içinde geçen bir çocukluk, asgari ilgi ve sevgiden mahrum büyümüş, sürekli azarlanan, göz ardı edilen ve kendini aşılması güç rakiplerle kıyaslanan ortamlarda büyümüş kişilerde sıkça görülen bu nevroz şeklinde, genelde birey herkesi geçilmesi aşılması gereken bir rakip gibi görüp sağlıklı bir karektere sahip olamadığı, yapıcı faliyetlerle üstesinden gelemediği için onu aşağılayarak sürekli üste çıkma ve rakibi gördüğü muhatabını kör bir bakış açsı, gizli bir nefretle alt etmeye çalışır. (öğretmenin sopasına koşan öğrenci davranışı) Kronik bir saldırganlık, tuhaf davranışlar ve paronayakça bir tutumla olaylara bakar söz konusu kişi ve kitleler. Bugün Türkiye cumhuriyetinde durum aynen böyledir. Gerek fıkralarla, gerek sinemadaki aptal, ve ebleh tiplerle resmi ideolojinin tüm kaynaklarında farklı uluslara karşı sürekli bir aşağılama dahası yok etme çabasının yıllardır devam ettiğine şahit oluyoruz. Sürekli dış düşman paronayası üreten bu bakış açısı aynı zamanda tüm zenginliklere ve kendinden olmayanlara karşı müthiş bir düşmanlık olarak’ da tezahür edebiliyor.Aydın diye geçinenler kalemlerinin ucundan bu kini süslü cümlelere çevirince gerçkler ortadan kaybolmuyor çünkü biz buradayız ve tün yalnalra akarşı varız.
Maalesef bugün burada da böyle şeylere şahit oluyor ve üzülüyoruz. Umarım bir gün gelir koşulların birer yaşam gardiyanı haline getirdiği bu insanları sağaltmak için gereken donanıma ve seviyeye ulaşırız.
bir de iki melek gördüm
artık ne silahlı kanadı
21 Ekim 2007'de PKKlı
kürtler terörist değildir
Günün bilançosu; 15 ölü
hep söylerler 35 bin
Aralarında 2 doktor, 12
ben evimin penceresinden
tuhaf bir ikiliğin
partiya karkeran
1978 yılında Lice'nin Fis
kürtler'in canı sıkılan
'Partiya Karkerên
96 Terör zamanı Hakkari'de
büyük kuzenim diyor ki,
büyük kuzenim diyor ki, PKK nın eskiden bi ağırlığı vardı, gerillalar daha bilgiliydi, ceplerinden kitap düşerdi falan, şimdikiler boş, merak ederim doğru mu sahiden diye...