nilgun marmara

0
point

.

ÖzGe kullanıcısının resmi

Nilgün Marmara , bir

0
point

Nilgün Marmara , bir kadın, bir şair ve bir cüret güzelliğidir...Gündelik hayatın sığ sularından diplere, derinlere açılmış ve acının dip kısmında vurgun yemiş ve "hayat" demiş: “Hep yüzünle seviştik, tersinin hatırı kaldı...”

A.Camus gibi “Tersi ve Yüzü”nü yazmış, öyle bakmış, rest demiş!”Kıyamet koparken bile fidan dikiniz” diyen Nilgün Marmara’yı, yaşamın onu dışına, uzağına iterek aldattığını düşüne-ceklere demeliyim ki, belki o aldatmıştır yaşamı, ne dersiniz?Belki bu yüzden de geride platonik aşklara ve şairaneliği çok uygun bir imge de bırakmış...

Sonra geride bir “Kırmızı Kahverengi Defter” kalmış.O, ”göğünü yitiren bir yıldız gibi” kalmış; oysa bizler hala yıldızlarını yitirip duran gök olduğumuzu sanıyoruz...

Yılmaz Odabaşı

Mr. Grey kullanıcısının resmi

intihar edince sıkı şair

0
point

intihar edince sıkı şair olunur kuramının olumlayan bir örnek...

benzer bir kuram ressamlar içinde geçerlidir...

admin kullanıcısının resmi

hakkında belgesel var mı

0
point

hakkında belgesel var mı yok mu bilmiyorum. bir yönetmen arkadaş sordu geçen gün. var mı nilgün ile ilgi belgesel ya da kaan ince ile.
bende yok. bende var diyen korsansozlukcu@gmail.com'a mail filan atar herhalde.
hey nilgün hakkında ece eyhan olaydı da konuşaydı.

admin kullanıcısının resmi

Nilgün Marmara'nın en

0
point

Nilgün Marmara'nın en belirgin özelliği; Mülkiyet Duygusu'nun olmamasıdır. Kızıltoprak'taki evinde oturuyorlardı. Evlenecek. Ev kocasının. Salonun parkeleri bir milim inceltildi, yeniden cila yaptılar. Haftasonları onlarda kalıyordum. "Bak ne güzel oldu" dedim. "Misafirler için artık salonu kullanmayın, benim kaldığım odayı kullanın." Dedim. O da "İnsanlar kullanmayacaksa ne işe yarar!" demişti. Nilgün Marmara'nın nikâh şahidiydim. Kadıköy'deki nikâhta hiç süslenmedi, gelinlik giymedi. Şöyle bir mavi sürmüştü gözüne, herhalde rimel. Ben bazen Tezer Özlü ile Nilgün Marmara'yı birbirine karıştırırım. Sahi, Nilgün Marmara ile Tezer Özlü yaşadı mı patron?!

Ece Ayhan

Öküz Dergisi, Sayı: 2000/2, s.2

sakat şemsi kullanıcısının resmi

"moda burnunda

0
point

"moda burnunda durmuşuz
nilgünsüz marmaraya dalmışız
ayşe gitmiş başka adama
gene cep kanyağına kalmışız"

izzet yasar'dan

geride kalanlara mirası şiirlerinden çok uzayan melankoli, hep kıskanılıyor ya, belki de ilginç lüksü artistik bir ölüm. bazen sermaye acziyete karşı. ölüm karşısında sünepe suskunluk çoğu zaman bütün konuşmaların kasdı.

sivilhayvan kullanıcısının resmi

http://www.youtube.com/watch?

0
point

http://www.youtube.com/watch?v=6hHjctqSBwM
nilgün marmara nın anısına.
sizin affınıza sığınmadan hemde...

veza kullanıcısının resmi

kadın vurgusuyla anılan

0
point

kadın vurgusuyla anılan yazar, bir duruşun insanı

miraz kullanıcısının resmi

plath sendromuna tutulmuş

0
point

plath sendromuna tutulmuş sıkı bir kadın.. o ölmeyi seçti, biz ise bu boktan dünyanın bütün kirli neticelerine saplanıp kalmışız. ve saplanıp kalan gitmiyorsa eğer, o da kirletiyordur artık. kirletiyorum..

ekim kullanıcısının resmi

hayat neresinden dönülse

0
point

hayat neresinden dönülse kardır demiştir

...
Ölmek
Bir sanattır,her şey gibi
Eşsiz bir ustalıkla yapıyorum bu işi
Öyle ustaca ki insana korkunç geliyor.
Öyle ustaca ki insana gerçeklik duygusu veriyor
...

Zeliş kullanıcısının resmi

Virginia Woolf da intihar

0
point
Virginia Woolf da intihar etmedi miydi savaş yüzünden,savaş akıllı kadınları bunalıma sokuyo beni de soktu
admin kullanıcısının resmi

kanamalı şair plath'ı

0
point
kanamalı şair plath'ı inceledikten sonra intihar etmeyi seçmiş nadide şairlerdendir. şairlerin geneli bu bağlamda intihara meyyaldir. dili kanırtıcı bir keskinlikte kullanmıştır nilgün. bu şiirini ne derece zengin kılmıştır doğrusu bunun cevabını bilemeyiz. kimi mısralarında sarsıcı ve vurucu imgeler yakaladığı aşikardır. ama temelde donuk bir şiirin izleğini sürer. bu şiirini kötü kılmaz elbette. sadece yorucu varoluş sancılarının dışavurumu olarak bu denli boğuk imge donuklaştırır. acının dili, acının sonsuz ve aynı zamanda keskin varoluşu. buna rağmen acının usta olamaması... nilgün'ün şiiri "üzgün adım, ileri marş"tır. palyaçodur kimi dizede, kimi dizede kayıp bir ayna... şiirinden evvel günlükleri bizim için önemlidir. "kırmızı kahverengi defter" (telos yayınlarından çıkmıştır- baskısı yok piyasada) hayatın güldürüsünü ve elbette çekilmezliğini ortaya koymuştur. "nereden dönülürse kar" bağlamlı bir şeydir nilgün için şiir. zaten bütün müntehir şairler de bu kıskaçta değil midir? özge dirik: ölüme mutlu gitmiştir. zafer ekin karabay: erkene almıştır ölümü... mesele şudur: onların ölümü üzerinden gülücükler fırlatıyoruz hayata ve ne tuhaf yanılgılarımıza kurban ediyoruz onları... "ey ölü şairler / sizin muştunuz onların eğlencesi" dememek elde değil. cobain ne demiş: "öyle seviyorum ki ey insanlar sizi, bu yüzden sizden nefret ediyorum" . şairin sancısı da böyle bir şey galiba: "çirkin maskeli adamların ve kadınların çağında yaşıyor olmak sözün özü : ölüm ölüm ölüm / gündelik sözler içinde geçecek kadar kaba...
susanadam kullanıcısının resmi

ölmeyi istemiş bir

0
point
ölmeyi istemiş bir şairdir. ölmüştür. yaşasaydı şiirine bu kadar secde olmazdı. güzel ölü kadın şair. cesedi çürüdü. çürümüş sözlerin kendine aktığı ve anlamsızlaştığı sırada...
admin kullanıcısının resmi

CANIM SIKINTI

0
point
CANIM SIKINTI SINIRI Aydınlıkta köhneliği belirginleşen ve kentte ve konutta hiçbir şey neyse ben oyum. Öylesine bağsız ve yeğniyim ki bu hafifliğin şiddetinin bedelini bir gün öderim diye düşünüyorum. Sanki varoluş beni cezalandırmak ister gibi; yoğunluğundan bana düşen payını benden geri alarak bu yoğunluğa, olur olmadık herkese ve her şeye fazlasıyla katlayarak sunuyor. Ülkem yok, cinsim yok, soyum yok, ırkım yok; ve bunlara mal ettirici biricik güç, inancım yok. Hiçlik tanrısının kayrasıyla kutsanmış ben yalnızca buna inanabilirim, ben. Yere göğe zamana denize kayalara ve kuşlara da dokunan aynı tanrı değil mi? Bu kutla tanrının yönetkenliğinde, olmayan ellerimle bir yok-tanrı'yı tutuyor ve ölçüyorum yokluğun ağırlığını. Kefe'lerinden birine onun oylumu pekâlâ sığıyor, diğerine duygular, duyumlar ve düşünceler yığılıyor, işte yetkin eşitlik...her gün her gece bu eşitliğin bilgisiyle geçiyor. Bir eskiciden satın alınmış bu teraziyi birgün başka bir eskiciye vereceğim, o gün, tozanlarım her bir yana dağılıp toprağın suyun ölümsüzlüğüne eklemlenecekler ve ben özgürleşeceğim. Nilgün MARMARA
admin kullanıcısının resmi

çok sarsıcı

0
point
çok sarsıcı gunluklerinden biri "Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" - Bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu. Hep böyle mi bu? Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer... Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım, ölü ben’im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden! Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben. Oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir. Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına? "Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.
admin kullanıcısının resmi

Pavor Nocturnus Ya Da

0
point
Pavor Nocturnus Ya Da Delikli Uykular Yüzü olmayan bir palyaço, elleriyle olmayan yüzünü örtüyor ve ağlıyor. İçerden ağlıyor ve ölüyor. Zaman yüzünü eskitemez çünkü yüzü yok! Yok yüzlü palyaçonun giysisi olması gerektiği gibi oysa, kabarık yakalar ve renk renk kareli tulumu. Yüzüyorlar, saydam ve ılık suyun içinde, şiddetle. Yukarıdan görülüyor bedenleri yarım, belden aşağıları yok. Hızla kayıyorlar sıvının içinden, adaya vardıklarında kollarıyla tırmanıyorlar kesik bedenlerini yukarı çekerek adamlar... Benle benim aramdaki farkı görebiliyor musun? Nilgün Marmara
admin kullanıcısının resmi

JOURNAL Kayalıklarda

0
point
JOURNAL Kayalıklarda teşhirci dalgalar çarpar başlarına... Kendi içindeki düşüncesini köpükle kıran, ufalayan su, insanların yüzlerine yükseltiyor iyilikçi beşiğini! Bir elma ağıyor göğe, birden. Kırmızı yüzeyi, yuvarlaklığı, gün ışığında, deniz tuzunda öylesine kışkırtıcı! Dönmeye başlıyor insanlar arasında. Kendi gizilgücüyle zıplayan elmayı yakalamaya, birbirlerine ulaştırmaya çabalıyorlar. Su üzerinde, yalnız başları, boyunları ve kolları görünen insanlar ve çığlıklar içre, elma dansını sürüyor, kimsenin eline geçmemeye devinerek. Karşı karşıya olanlardan biri, elmayı atıyor diğerine, onun yanıbaşına düşüyor. Bu kez bir başkası, zayıf parmaklarıyla, suyun içinde yakalamayı başaran, bir başkasına fırlatıyor. Tutmaya çalışanın ellerinden kurtulan ve kendini yeniden dalgalara bırakan elmanın utku! Ona ulaşmak için köpüğün içinde savaş sürüyor; kavranıp yükseltiliyor kırmızı gülle, sunuluyor boşluğa... Kaçıyor elma, düşüyor yanlarına, yörelerine, avuçlar kapanmıyor üzerine, kapanamıyor; kayıyor ellerden, gözlerin üzerinden; yönsüz hedefini kendi saptıyor ve sonsuzca uzatıyor çift katlı devinimini, denizin ve insanın... Nilgün Marmara Eylül, 1984
Antiope kullanıcısının resmi

Yabancıların en

0
point
Yabancıların en yakınıydın sen! yabancı Haziran 85 daktiloya çekilmiş şiirler
keriman hesse kullanıcısının resmi

(bkz. clup suicide)

0
point

(bkz. clup suicide)

kallavi kullanıcısının resmi

müntehir şairler acayip bi

0
point
müntehir şairler acayip bi millet. ölmekle özgürleşeceklerine inanmışlar hep. "ne çok acı var içimizde" demişler. demişler demesine de, ölmekle acının dindiğini bilsek keşke. dinmemiştir bence. sanmıyorum yani. ya da hiççi bakamıyorum. belki ondandır.
admin kullanıcısının resmi

1958'de İstanbul'da

0
point

1958'de İstanbul'da doğdu.
Ortaokul ve liseyi Kadıköy Maarif Koleji'nde bitirip, Yüksek öğrenimini, Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı.

Çeşitli dergilerde şiirleri yayımlandı. Küçük iskender, Lale Müldür, Orhan Alkaya, Cezmi Ersöz, Ece Ayhan, Gülseli İnal ve Serdar Aydın gibi şairleri derinden etkiledi.

"yaşama karşı ölüm" dedi. Sylvia Plath sevgisi, Marmara'yı ölümde de sevdiği şairin yazgısıyla birleştirdi. Plath üzerine imceleme yaptı. Bu şairin, bireyin yalnızlığına ve varoluş sorununa bakışı, genç şairi etkiledi. Şiirlerinde çoğunlukla, 1. tekil kişinin düşle gerçek arasında gidip gelen, kırılgan izleklerini kullandı.

13 Ekim 1987'de, 29 yaşında, İstanbul'da yeryüzünü bıraktı.

Eserleri
Daktiloya Çekilmiş Şiirler ' 1988
Metinler ' 1990
Kırmızı Kahverengi Defter ' 1993

admin kullanıcısının resmi

nilgün! nilgün! nilgün!

0
point
nilgün! nilgün! nilgün! kuş koysunlar yoluna
gorillas kullanıcısının resmi

ve şunu da demişliği

0
point

ve şunu da demişliği vardır:
"Ey, yüzleribir babakuş gölgesineçakılmış olanlar,Üzgün adım, ileri marş!"
bir dostun hafızasına göndermedir aslında. clup işletmecisidir kendisi:)

gorillas kullanıcısının resmi

Kuğuların ölüm öncesi

0
point

Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,Yalpalayan hayatımın kara çarşaflıbekçi gizleri.Ne zamandır ertelediğim her acı,Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,-bu şiir -Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,Dost kalmak zorunda bana vesizlere!Çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,uykusunu bölen derin arzudan.Büyüsünü bir içtenlikten alırsaKendi saf şiddetini yaşar artık,-bu şiir -Kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,Sevda ile seslenir sizlere!
kuğu ezgisi

gorillas kullanıcısının resmi

sıkı şair denilmesinden

0
point

sıkı şair denilmesinden sıkılmış safi insandır. bireyi şiirinin tam ortasına koyacak kadar yalnız bir gece görüşüdür. yeryüzünün terketmeye karar verdiğini üzerine basa basa hatırlatan,  kişisel ölme hakkını kullanmış hüzünlü kadındır. şairliği gerçektir. varlığı hayal.

cooper the ruse kullanıcısının resmi

sıkı kadın, şair sıkı,

0
point

sıkı kadın, şair
sıkı, kadın şair
sıkı, şair kadın
sıkı şair, kadın

dördü de farklı oluyor... gene cevabi oldu yahu ama tutamadım parmaklarımı, yazıverdim.