| |
||
|
bu siteye erişim henüz engellenmemiştir |
||
Son Hareketli BaşlıklarRastgeleBaşlıklarımKullanıcı Menüsü |
admin ana sayfadan ya da hesabım sekmesinden durum bilgisi girebilirsiniz. 1 day ago
|
| Copyright © Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... |
|---|
İkincisinde Mefisto ile
İkincisinde Mefisto ile bariz işbirliği içindedir, arada pişmanlık duysa da bundan.
Bahtsız bedevi ile kutup
Bahtsız bedevi ile kutup ayısı kişiliği arasında gidip gelen borderline hastası
onu gretchen yoldan
onu gretchen yoldan cikartmadi. onu yoldan cikartan mefistoda degildi. onu yoldan cikartan sadece kendi nefsi idi.
her okudugumda sanki ilk kez okuyormusum gibi. mükemmel bir eser.
muhteÅŸem iblis...
muhteÅŸem iblis...
Felsefi derinliÄŸi nedeniyle
Felsefi derinliği nedeniyle binlerce farklı şekilde yorumlanmıştır.
bu kitabı ilk okuduğumda
bu kitabı ilk okuduğumda kadınlardan nefret etmiştim
işlerime bir bayanın karışmasını hiç istemediğimdendir heralde...
bu beyağı anlaşılmasın please...
Uluslararası İstanbul
Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali bünyesinde 25 Mayıs 2008 Pazar günü AKM'de Litvanyalı Meno Fortas topluluğu tarafından sergilenecek olan ve 2007 yılında İtalyada en başarılı yabancı oyun seçilen Gothe eseri...
mefisto: ey yüce allahim,
mefisto:
ey yüce allahim, beni melekller kadar sevmedigini biliyorum. onlar gibi, seni övecek dilden mahrumum. fezadaki bütün mahlluklar benimle alay etseler de, vazifeme devam edecegim. insanlari azap icinde inlerken görmek kadar bana zevk verenb bi sey yoktu. dünyanin o kücük tanrisi hep ayni halde ve ilk günkü gibi bahsettigin o kücücük isiga güveniyor. akil adini verdigi bu isigi hayvanlardan daha hayvan olma yollunda kullaniyor. affiniza siginarak, ben onu otlar arasinda dolasan oraya buraya sicrayarak sarki söyleyen su uzun bacakli agustuos böcegine benzetiyorum. hep otlarin arasinda dolssa yine iyi; ama her pisllige burnunu sokmaktan cekinmiyor.
allah:
bana söyleyecek daha iyi sözlerin yok mu? sen hep yeryüzündeki kötü seyleri mi görüyorsun?
mefisto:
hayir, allahim! yeryüzünde sefalet, alcakllik, nefret initkam, zulüm devam ettikce, insanlar pencemden kurtulamazlar.
allah:
ben onlari imtihan ediyorum
mefisto: onlar da hep kaybedecekler
...........
allah:
ýetisir artik, ben seni senden daha iyi taniyorum. git yapacagini yap. eger saptirabilirsen, bu ruhu kendinle birlikte cehenneme sürükle. fakat imanli bir insanin, günahlarin icine batmis olsa da, tüvbesini kabul ettigimi unutma
mefisto:
tamam, öyle olsun. onu youlndan saptimak ve cehenneme sürüklemek icin elimden geleni yapacagim. eger maksadima nail olursam o zaman gururla gögsümü kabartmama izin veriniz. ona, her türlü pisligi bal serbeti diye icirmessem bana da seytan demsinler
seytan huzurdan cikar ve sinsi sinsi siritir ve yalniz basina mirildanir:
...azarlamak icin de olsa, allahin beni muhatap almasi ne zevk verici bir sey !!)
goethe'nin bu muazzam
goethe'nin bu muazzam eserini cok severim. özellikle orjinal dili almanca okumak daha bir farkli.
goethe hidayete ermis bir insan. ve bu eser ile insanin ne hallere düsecegini cok güzel göstermis. günümüzde ruhunu seyana satmis onca insan varken, belki goethe insanlari uyarmak icin bu eseri yazmistir.
dr. faustus gibi nicelere...
patron ile deÄŸil doÄŸrudan
patron ile değil doğrudan şeytanla pazarlığı yapmış akıllı üstad. kapitalizmin bu evresinde oldukça komik ama, ve kapital onuru, gururu hatta şeytanı yendi.(rekabet hala sürse de)
lan oglum dünya yi elde
lan oglum dünya yi elde etmenin yolu öyle degil
dere tepe asmak kolay degil
gel herkes gibi sende calis
dünyadan götüremezsin bir karis
....
cok gec. mephistoya ruhunu coktan satti
faustus millete
faustus millete bakarmis
valla hic birseyde gözüm yok dermis
istemem ama yan cebime koy dermis
mephistoyu kendinden cok severmis
kendini ona benzetmek istermis
komplexinden gebermis
bir varmis bir yokmus doktor
bir varmis bir yokmus
doktor faustus almanya da kokmus
auguste comte?
auguste comte?
hayatini mahvetmis. tuvalete
hayatini mahvetmis. tuvalete atip sifonu cekseydi keskem.
almanca "yumruk" demekti en
almanca "yumruk" demekti en son baktığımda.
Yohan Wolfgang Van GOETHE
Yohan Wolfgang Van GOETHE nin iki bölümden oluşan kitabıdır. Birinci bölümde sadelik hakimdir, olaylar tek bir motif etrafında geçmektedir. Anlaşılması büyük bir zorluk göstermez. İkinci bölümde ise bir bütünlük kurmak güçtür. Anlaşılması ve olaylarla bağlantı kurmak , ilişkilendirmek çok zordur.
FAUST: Faust, latince mutluluk demektir. Faust, bilgi ihtirası içinde kıvranan karamsar bir tipi anlatır. Bilim uğruna bütün ömrünü harcamış, nefsine bütün dünya hazlarını yasak etmiş ve tam anlamıyla yasak bir ömür geçirmiş olmasına rağmen, amacına ulaşamamış olmanın ızdırabı içindedir. Bu hal içinde şeytana teslim olduktan sonra, onun akıbeti çeşitli Faust efsanelerinde türlü türlü gösterilmiş ve dünyaya beyan edilmiştir.
MEFİSTO: Mefisto'ya şeytan demek yerinde olur. Mefisto sadece fenalıkları sürükleyen bir hüviyet olmakla kalmaz, aynı zamanda bir çeşit Azrail rolünü de üstlenmektedir.
Eserin anlatımı çok sadedir. Faust, zamanın bütün bilimlerini tahsil edip bitirmiştir. Artık öğrenilecek bir bilim kalmamıştır. Fakat görmektedir ki; gerçeği bulma sahasında bütün bu bildiği şeyler kendisini bir adım bile ileriye götürmemiştir. Halbuki zamanın olanaklarından çok, ileriye göz diken bir ihtirasla, salt gerçekleri anlamak ve bilgi sahibi olmak arzusundadır. Normal bilgi edinmek yollarından bir hayır gelmeyeceğini anlamıştır. Böylece son umut olarak, kendisini büyücülüğe vermiştir. Ruh kuvveti sayesinde arzu ettiği bilgileri elde edebileceğini ummaktadır.
Gökte Tanrı ile Şeytan aralarında bir bahse tutuşmaktadırlar. Şeytan Faust'u kolayca baştan çıkartacağını onu asli kaynağından uzaklaştırıp, sapıklığa sürükleyebileceğini iddia etmektedir. Tanrı ise, insanın yaradılış itibarı ile iyi olduğunu ve yeryüzünde bir gaye için çalışırken yanılabileceğini, fakat şeytan araya girse bile yine kendi ruhunun iyiliği sayesinde doğru yolu bulabileceğini bilmektedir. Bu itibarla şeytanı Faust üzerinde deneme yapmakta serbest bırakmıştır.
Faust, büyücülükle uğraşırken, alışılmış şekilde, ruh çağırmaya başlar. Bu çağırmaların birinde Mefisto karşısına çıkar. Faust, hayattan bezgindir. Hiçbir şeyden tat almamaktadır. Oysa Mefisto, ona parlak vaatlerde bulunmaktadır. Nihayet aralarında bir sözleşme yapılır. Faust der ki; beni istediğin yere götür. Eğer bir an gelip ben, zamana, "dur geçme, ne kadar güzelsin" diyecek kadar bir mutluluk duyarsam, artık ölmeye razı olurum.
Bu bahislerden sonra Mefisto, mel'un teşebbüslerine başlar. O ana kadar kitapların içine kapalı kalmış Faust'u küçük ve büyük alemlerde dolaştırır. Sefil meyhanelerden, en lüks saraylara kadar her yeri gezdirir. Bir taraftan da Faust'u türlü içkilere alıştırır. Bir büyücü kadına hazırlattığı aşk içkisini Faust'a içirdikten sonra, onun karşısına masum Margaret'i çıkarır. Faust 25 yaşındaki bir gencin heyecanı ile kızcağızı sever. Kız da masum duygularla bu aşka karşılık verir. Bu yüzden rahatça baş başa kalabilmeleri için annesinin fincanına Faust'un verdiği zehiri damlatır. Kadıncağız ölür. Margaret, Faust'dan olan çocuğunu boğar. Bu yüzden Margaret'in kardeşi de Faust tarafından öldürülür. Böylece Faust'un eli kana bulanır. Margaret'i hapisten kurtarma denemesi de başarılı olmaz.
Araya Yunan güzeli Helena girer. Faust ona da aşık olur. Fakat aradığı mutluluğu burada da bulamaz. Nihayet İncil'in bir sözüne göre düşünmeye başlar. Yani yaradılışın ilk eseri "söz" müdür, "anlam" mıdır, "faaliyet" midir? Faust beşeri mutluluğu faaliyette bulur. Bir bataklık sahayı bayındır haline getirmeyi tasarladığı anda bir nevi murada erer ve zamana "dur geçme, çok güzelsin" der.
ilk kez 1859 yılında
ilk kez 1859 yılında pariste sergilenen 5 perdelik bir opera oyunu... o gençliği arzulamaktadır...
ÅŸeytanla bahse giren adam.
gece: ölüm,
goethe'nin, 'faust,