edward w. said

1963'ten beri İngilizce ve karşılaştırmalı edebiyat dersleri verdiği Columbia Üniversitesi'nde öğretim üyesidir. 1935 Kudüs doğumlu Said, Kahire Victoria Koleji'nde, Massachusetts Mount Hermon School'da ve Princeton ile Harvard Üniversitelerinde eğitim gördü. 1974'te Harvard'da Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü'nde konuk öğretim üyesi olarak, 1975-76'da Stanford Davranış Bilimleri İleri Araştırmalar Merkezi'nde burslu araştırmacı olarak, 1979'da da John Hopkins Üniversitesi'nde Beşeri Bilimler Bölümü'nde konuk öğretim üyesi olarak bulundu. Arab Studies Quarterly'de editörlük yaptı; New York'taki Dış İlişkiler Konseyi, Amerikan Sanatlar Akademisi ve PEN yönetim kurulu üyeliklerini yürüttü. 1976'da Harvard Üniversitesi Bowdoin Ödülü'nü, 1994'te de Lionel Trilling Ödülü'nü aldı. Kitapları arasında, Orientalism (Şarkiyatçılık), Joseph Conrad and the Fiction of Autobiography; Beginnings; Intention and Method; The Question of Palestine; Literature and Society; The World, The Text and the Critic; Covering Islam (Haberlerin Ağında İslam, ilk basım: Pınar, 1984; Babil, 2000); After the Last Sky; Blaming the Victims; Musical Elaborations; Culture and Imperialism (Kültür ve Emperyalizm, Hil, 1999) ve Representations of the Intellectual (Entelektüel, Ayrıntı, 1995) sayılabilir.

Azize Pa Zılçöz's picture
1-Said, saÄŸlam eÄŸitimli olup

Said, sağlam eğitimli olup içini de doldurabilmuş, kişisel demografisi nedeniyle de hem genel kariyer seçimine hem de partiküler çalışma konusuna elverişli ve buna ek duygusal bir bilimci. Oryantalizmle ilgili fikirlerinin; zayıf ya da yanlış örneklemeler, defolu genellemeler yahut batıyı da küstürmeyelim o kadar halleri, hadi belki biraz da tarihsel abartılama, gibi çok da yanlış olmayan ama daha çok hep teknik kritik ve eleştirilerini olduğu gibi kabul etsek bile; savunduğu argüman, kabak gibi ortada olan özellikle son bir kaç tarihsel dönemin yaygın eğilimlerdendir. Batının doğuyu, kendi öz sahasında incelerken dahi batımerkezli, batı kriterli, batı dinamikli, illa da batı skalasından görme inadı ya da oryantı oryant içinde bulamama yeteneksizliği. Said in söylemiş olmasına bile gerek yok; bırak politik ekonomik ya da ciddiyetli sosyal olup bitenleri, sıradan global insan aktivitelerine bir iki baş hareketiyle göz versek bile sayısız örneğe çarpar burnumuz. Said uğraşmamıştır kendini bilimsel kanıtlamaya belki. Bu kadar burnununuz dibini göremiyosanız zaten oryant diye diye batıyla sarıp sarmalasınlar sizi demiştir.

inhibace's picture
2-.

.

mirzelal's picture
3-Saidin söylemini bu

Saidin söylemini bu topraklar da taşıyalım mı?
Özellikle tv lerde ki dizilerde.Kürtleri nasıl anlatıyorlar?Merkezin çevreyi tanımlaması bu değil mi?Rahmetli Said de öyle demiyor mu?Yoksa siz hala bunun oryantalizm olduğunu farketmediniz mi?

siyabend's picture
4-oryantalizmin

oryantalizmin sümürgeciliğin keşif kolu olduğunu tespit etmesi ve maskesini düşürmesi bir yana, edwar w. said doğulu aydınların oryantalistler karşısında kaybettiklerei özgüvenlerini geri kazandırmıştır.

neva's picture
5-bir yandan ingilizce olan

bir yandan ingilizce olan 'Edward' ile öte yandan Arapça olan 'Said'ismini taşıyan, kendi deyimiyle ne o ne bu olan, 'yersiz yurtsuz' olan ve Ortadoğu davasını hristiyan ideolojisine saplanmadan objektif bir biçimde düşünüp savunan yazar...
2003 yılında yakalandığı kanser hastalığına yenilerek ebedi aleme göçmüştür.

meyyade's picture
6-kızı varmış necla said,

kızı varmış necla said, kızcağız hollywood da oyuncu olmak istiyormuş fakat hep arap terörist, canlı bomba rolü veriyorlarmış, ne kötü değil mi..