dramaturg

1
point
bir tiyatronun sanat politikasını belirleyen kişi ya da kişiler. bizim gibi ülkelerde ödenekli tiyatrolarda çeviri ya da telif eserlerin oynanıp oynanamayacağına dair rapor yazarlar. tiyatronun repertuvarını belirlerler. bir de prodüksiyon dramaturgu olarak çalışırlar. bir oyunun yönetmenle birlikte yorumu üzerine kafa yorarlar, o yoruma göre metni yeniden düzenlerler. provalar sırasında da dramaturg üçüncü göz olarak çalışır. yönetmeni yoruma ters noktalarda ve teknik konularda uyarır. memlekette tanınmış dramaturglarımız da vardır, murathan mungan, yıldırım türker, pınar kür, adalet ağaoğlu, füsun akatlı, turgut özakman,gencay gürün, ataol behramoğlu bir dönem dramaturgluk yapmışlardır. memlekette sayıca azdırlar, bir elin parmaklarını geçmezler. şu anda devlet tiyatrosunda da bütün yurt genelinde toplam 13 dramaturg bulunmaktadır.
urdesen's picture

Özellikle Almanca'da oyun

2
points

Özellikle Almanca'da oyun yazarı anlamında da kullanılır.

kemalcubuk's picture

alman geleneği içinde

2
points

alman geleneği içinde Dramaturjiyi anlamak çok zor değil. Özellikle Brecht Tiyatrosunu düşününce; dramaturg, handiyse, tiyatronun en önemli elemanı haline geliyor.

Her ne kadar yönetmenle arasında kuramsal olarak hierarşi belirlenmiş olsa da pratikte -özellikle türk- yönetmenlerin, dramaturglara fazlasıyla mesafeli durdukları da bir gerçek. Zira dramaturg, "yapma" diyemese de "yaptırmama" gücüne her zaman haizdir.

Son olarak bir dramaturg ya da adayı olarak dramaturjinin önemine kesinlikle inanmakla beraber, dramaturgun her tiyatro biçemi için geçerli olduğunu düşünmüyorum. Bazı oyunlar, tiyatro içindeki bilimsel gözü temsil eden dramaturgun sahnedeki yansımasına ya da onun metaforuna, sahnedeki/metindeki imgenin hiyerarşisine bir gönderme yapar ki bahsi geçen oyunlar bu imge ve hiyerarşinin kırılmasına yönelik inşa edilmiştir.

kuşkusuz, dramaturgu olmasa da dramaturji eleğinden o da bu da şu da geçmiştir yine de.

malpiki tabakası's picture

bunların genç olanları

2
points
bunların genç olanları makbuldür.
  • incelemeci, eleÅŸtirmen.
  • Murathan Mungan, Elif Åžafak, Pınar Kür, Faruk Ulay, Celil Oker'in her bölümü ayrı ayrı yazarak bütün oluÅŸturdukları roman.

  • Postmodernizm, Modernizmin sonrası ya da ötesi anlamında bir tanımlama olarak kullanılmaktadır ve modern düşünceye ve kültüre ait temel kavram ve perspektiflerin sorunsallaÅŸtırıl

  • kimine göre sapkın bir eÄŸilim kimine göre cinsel bir tercih olarak ifade edilen bir tür... dışlanmış insanlık gurubu...
  • 13 Nisan 1942'de İstanbul Çatalca'da dogdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih CoÄŸrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi.
  • Guenon, sıradışı bir hafıza ve büyük bir dil yeteneÄŸine sahiptir.
  • Dil Tarih Tiyatro Bölümü'nde de bir zaman hocalık yapmış, oyun yazarı, devlet tiyatrosu yöneticisi. Kendisi darbe yönetiminin ilk genel müdürü olma ünvanını taşır.

  • ismi atatürk köprüsü olacakmış. la bu memlekette de her boha atatürk'ün adını ÅŸeediyorlar.

  • Kendisi Siyasal mezunudur. İktisatçı olacakken galiba tiyatrocu (oyun yazarı, kuramcı, akademisyen) olmuÅŸtur. Pek de iyi olmuÅŸtur.