| |
||
|
bu siteye erişim henüz engellenmemiştir |
||
Son Hareketli BaşlıklarRastgeleBaşlıklarımKullanıcı Menüsü |
admin ana sayfadan ya da hesabım sekmesinden durum bilgisi girebilirsiniz. 1 day ago
|
| Copyright © Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... |
|---|
(bkz. pippa bacca)
(bkz. pippa bacca)
küçük bir kız çocuğuna
küçük bir kız çocuğuna tecavüz hadisesine bile sağ/sol meselesi gözü ile bakabilme garabeti devam ettikçe bir halt olmaz bu memleketten...
bırakın bu boş yorumları
bırakın bu boş yorumları dürüst olun şiir ile deneme ile tarafla safla olmuyor gerçek ortada susayım dedim ama beceremedim nasıl bir iki yüzlülüktür bu nasıl bir işimize gelmeyince görmemektir. son yıllarda ne menem bir halde sokaklar evler cinayetler palazlananlar keşmekeş.
cebinden çakı çıkaranlar en demokrat benimler şiddet sefalet virgül koymaya değmez hanımlar beğler gheyler halimiz onca harap
genc sivillerdir bunlar
genc sivillerdir bunlar muhafazakar mahalle baskisi canimm kenan evrenin çocuklarıdır bu erkek oğlu erkek bilmem neler
kandıralım kendimiziee bozuldu tabii; adam gibi ne kadar adam var düşünen kim var asıp kesip işkence ile terbiye edilen toplum dinamit gibi maşallah. solcu diye cesetleri dahi parçalananlar varken kadıköy'de meydanda bebek pornosu dahi bulmak mümkündü muhafazakar esnaf abilerden.
kimse çıkıp muhafazakarlıkla ne ilgisi var diye saçmalamasın lütfen nerede muhafazakarlık orada her suçun en insani kavramların üstü örtülür. gog:güldünya tören; örneği çok ilginç kimse linç etmedi tecavüzcüleri ama unzile hastanede yaralı halde kurşuna dizildi. gog:van'da tecavüze uğrayan turistiçinse van halkı linç yapacak imana geldi. ben böyle halkın da .
gök muharref bir vedanın
gök muharref
bir vedanın toynağından düştü mavi gök.
son duasız ölülerden çalınmış
boncuklarla gülüyorum kibirli
yüzüme. lakin, çaresiz bir öfkeyle tuttum yaramı. kırık bir
taşa sustu hallacın acıyan yüzü.
içimde tuzun ve yüzülen bütün
şehvetlerin kuruduğu kadar acıyor
tenim. ahşap bir masaldan kopardım yüzümü. mahşerin ipek kapılarıydı
onlar: o bir çocuğun saçlarını bekleyen eksik azizler. ah! tüketilmiş
bütün yüzler.
ölümü ince bir elifle tutan esrarlı ay,
yakut bir kristal gibi kendi gölgesine
düşen muharref sayfa. biz acizler ve ulular.
güz yosunu sığmaya korktuğumuz
bir kalp ile selam ve tutmaya, tenha bir
gülümsemeyle susan tozlu safiri. ey bir nilüferin ardından
suya bırakılan günah yüz,
sen kendine yetersin.
yalın bir kalp ile sustum. ah ölümüm!
bu tül ve ahşap sefadan beni azad bil.
her şafak leylağına düşen
çiğden gözüm kurudu. hep aynı yüze
durdum, aynı inatçı kıbleye. alnımda
bir çöl zincirinin iziyle...
uyu sanrılı akşam! kıyısında küf
biriken ırmağa döndü gözlerim.
ben, bir kalp ile yetinmeye bırakılan
kuşkulu hayal, porsuk bir yalınlık
duygusu, yaÄŸmur suyu, lavanta ve
zafran. kömür bir kuşun gözlerinden çalındı,
buhar soluğumuzdan ve kırağısından
bir metal çiçeğinin. ah bu hurufi yalınlık,
evlerin cinnet odaları...
büyük bir ayın altında turunç ışıklarıyla
silindi ölümün bilinen ayrıntısı. benden
sonra hiç kimse duymadı bu ölümcül
aryayı. vebalı gölgeme yaslanarak hiç
ölmedim. oysa kireçten düşler kuran bir yetim gibi
unutmuş eldiven takmayı mahmuzlu gece.
bu büyük ayın altında
ben ki, bir süredir ölmedim.
-seni suya ağlarken görmüşüm oysa,
zeytin demiÅŸim mahzunluÄŸumu soran
akşama. hint kıyılarında deniz macununa
batmış pelikanlardan duymuşum mai bri
masal olduğunu. onca yıldız arasından
savrulup yalan bir burca düşen hayal
kumrusu, nar çatlaması, gizleyip bir
nehre bırakıyorum yaralarımı. vazgeçilmez
değilsin belki, belki zinbar! yaşadığın
mercan suların adı değil. lakin alnımda
cinayet pulları ve yüreğim elimde yürüdüğüm
her seferden isli bir kandille dönüyorum.
insan hangi yetimi saklayabilir ki
bir cana karşılık olmayan küvezlerde,
bir tılsımın diliyle yazılmış duası olmalı
iyilik sefirinin. kim bilir; kuÄŸulardan
çalınmış bir hüzünle yürüdüğümü,
cehlin katran sularını. ey biçilmiş parsın
yarası kalbim... saralı bir ömre sığınsam
dokuduğum yaldızlı kibirden.
tuzlu bir göz dönüp baktığında
dünyaya, kırılmış yılan dikenleriyle
bir veba büyüdü içimde. bunca
dalgın söz arasından bir veba ki,
gecenin rahmine düşüyor her şey.
yeniden o sebepsiz simya olmadan
öleyim ki, böyle bütünüyle unutulmaya
gücü yetmesin kimsenin.
öylece durulmamış kör ağrılara
inanmamış olanlar! aynı taştan
sarsılarak kopan parçalar sahte.
yine de ölseydi bizi, biz ki hangi
dalgına inansak derin bir kuyuya
dönüşüyor pullarımıza ve mührümüze
inen semavi atlaslar, bir gülün
kırıldığı eller, sesimizi koyultan
ince göz bağlarımız.
andolsun, yaklaÅŸan her ecele
o sonsuz dirinin gözüyle.... bulanmış
ölüm denizlerine bakarız ki kendi
haramında boğulan yetimiz. o karanlık
mahzene terk edilen kısastan boynumuza
ne düşerse kabul, teninde yanacak
yeri olmayan cehennnem! işte çürüyen
gözleri içimizdeki son yerlinin
biz ki; kardeşleri yıldızlar ve taşlar olan
bir kavmin ehliyiz, yorgunuz. ne var ki
çarşılar kalabalık, devlet nigari. her şey
ve herkes bir kahinin defterinde simya,
kalbinde irin. zulmü ölümlü bir vakte
sayıyorum huşu ile düşülen selam kavlini.
selam, kopmuş bir başın argın ve migren
duruÅŸuna. hem kambur hem ÅŸair olana,
anlamıyor musun defne yaprağım
" ölüyoruz"
mehmet butakın / ısrar falcıları
Hatırladığım kadarıyla,
Hatırladığım kadarıyla, Batman Çocuk Yuvası'nda da 15 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz edilmişti.
Ve bu tecavüzle ilgili olarak Dr. Turhan Çömez, bilgi edinme yasası kapsamında şu soruları yöneltmişti:
Kaynak: http://www.ankaraenstitusu.org/tr/yazi.aspx?ID=16&kat=43
Belki kızıp öfkelenmek yerine benzer soruları bizler de sorabiliriz. Çömez, bu soruları sorarken milletvekili filan değildi çünkü.
bakalım tck ne diyecek bu
bakalım tck ne diyecek bu konuda.
işte burada hürriyet'in
işte burada hürriyet'in karstaki olay hakkındaki haberi.
iÅŸte burada 2007 tarihli
işte burada 2007 tarihli bir tecavüz vakıası...
elinle düzelt ona gücün
elinle düzelt ona gücün yetmiyorsa dilinle düzelt onada gücün yetmiyorsa kalbinle bugz et
iÅŸte buradaki bir haber de
iÅŸte buradaki bir haber de 2006'dan...
dememiz o ki, bir tecavüz, bin yarılma,
yani olay çoğullaşmasa bile çirkef bir durum, tek bir tecavüz vakıası bile vakıa adiye'den değildir.
dolayısı ile kınamak lazım, gündeme oturtmak lazım...
en azından buğz etmek lazım...
şu bölümü dikkatle
şu bölümü dikkatle okunmalıdır;
Eğitim Sen Genel Merkez Kadın Sekreteri Elif Akgül Ateş, Kars Öğrenci Yurdu'nda kalan 16 yaşındaki N.K'nin 8 ay boyunca aralarında asker, gazeteci ve siyasetçilerinde bulunduğu kişiler tarafından tecavüze uğradığını bildirdi. "Devlet koruması altındaki çocuklar ne zaman gerçekten korunacak?" diye soran Akgül Ateş, olayın yaşandığı yetiştirme yurtlarının devletin sorumluluğunda olduğunu ve burada bulunanların da devlet koruması altında bulunduğunu belirtti.
yukarıdaki bilgiden yola çıkarak bu işlere bulaşanların en ağır cezayı hakkettiği görülmektedir.
mavi kurdele kampanyası'nı başlattığımızda bu tür çocuk hakları ihlallerini gündeme getireceğimizi ifade etmiştik. özellikle çocuk haklarının önemsenmesi gereken bu ayda bu tür yüz kızartıcı ahlak dışı olaylarla karşılaşıyorsak toplumun ve dolayısı ile bu toplumda egemen olan güçlerin ahlaki yozlaşmasını göstermektedir.
belki masa başında oturup konuşmak doğru değil. ama inanınlması gereken şudur; elimizden başka bir şey gelse onu da yaparız. elimizden tck'nın sınırları dahilinde protesto etmek geliyor...
kınıyoruz, kınamalıyız...
iÅŸte burada
iÅŸte burada