halk dilinde gurbetçi,gurbette yaşayan kişi,kurum veya kuruluş
| |
||
kafamız dolu |
||
|
|
alamancıexitus Tue, 09/02/2008 - 09:59halk dilinde gurbetçi,gurbette yaÅŸayan kiÅŸi,kurum veya kuruluÅŸ » görüntülenen son 5 baÅŸlık |
tam şu anda 3 yazar ve 17 ziyaretçi online
|
| Copyright © kafamız dolu Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... # |
|---|
1-görgüsüz yurdum insanı
görgüsüz yurdum insanı
2-tabii hem kendi
tabii hem kendi kültürünü muhafaza etmek, diğer yandan yaşadığın ülkenin kültürüne adapte olmak çok zor. iki arada bir derede kalıyorsun. kabul görebilmen için o kültürü de yaşaman, öğrenmen ve farklı kültürlere de adapte olunabileceğini göstermen gerekir, maharet ister. yaşın da önemi var, geldiğin yerdeki sosyal durumun, gelenekler.. memur çocukları diyelim, çok çabuk intibak ediyorlar, ancak ülkeye döndüklerinde sınavlarda başarısız oluyorlar. bizdeki eğitim aslında bayağı komplike.
3-kirk elli sene evvel
kirk elli sene evvel topragini, memleketini, sevdiklerini, akrabalarini, en yakinlarini, dostlarini, esini ve hatta cocuklarini geride birakip belkide sadece bir iki sene calisip yurduna geri dönmek umuduyla, hic bilmedigi, tanimadigi, kültürüne, dinine uzak bir ülkeye gitmislerdir gurbetciler. o nesil, ilk nesil diyelim günde 16 saat calisip ekmek parasi kazanip yurdundaki esine anasina ve cocuklarina göndermekle mesgulken, kurslara gidip almancayi hangi zamanda ögrenecekti acaba? ki o zamanlar almanca kurslarinin ücretini devlet karsilamiyordu. cogunlukla fabrikada calisan gurbetciler biran evvel bir miktar para biriktirip yurduna dönme hayali ile yasiyor, bu hayal onlara bazi sikintilari bile unutturuyordu. mesela oturduklari daracik kiralik daireler (25-30 mkare), ortak kullanilan banyo ve mutfaklar ve avrupali insaninin soguk tavri. kolay olmadi elbet.
ikinci, ücüncü ve hatta dördüncü nesil ilk neslin cektigi zorluklari cekmedi.
annem dokuz yasinda gelmis buralara. büyük zorluklar cekmesede, hic tanimadigin ortama girmek, pat diye ilk okul 3. sinfia atilmak, almanca bilmeden arkadaslari ile diyalog kurma cabalari...... 9 yasinda kücücük bir kiz cocugu icin kolay degil, yurdunda okulunu, arkadaslarini, tanidigi cevresini geride birakip, yeni hic tanimadigi tavirlarina alisik olmadigi bir cevrede yasamak zorunda kalmak. ama basardi.
annemin cektigi zorluklari ben pek cekmedim, cünkü baska bir yerde yasamadim ve ana dilim bile almanca diyebilirim. ama hep su vardi. her ne kadar buralarda dogsaniz, ana dili gibi almanca konussaniz kendinzi yine de bazen bir yabanci gibi hissedersiniz. ilkokulda, bak ben yabanciyim ama benim derslerim seninkinden bile daha iyi gibi bir kendini kanitlama cabasi mevcuttu. fakat büyüyüp, kendine olan güvenin artinca, böyle cabalara girilmiyor.
almanyada yasayan türk asilli oyuncu erol sander bir röpörtajinda sunlari demisti: ...."almanyada lise yillarimi hatirliyorum....bir alman ögrencinin yolu düzdü. benimkisi hep engebeli. ama ben zoru basardim...."
"alamanci" deyip damgayi vurmak kolay. ki alamanci kelimesini, bir gurbetcinin tellafüz ettigini düsünürsem sanirim agzida buruk bir tat birakir. yurdumdaki insanlarin bazisina belkide alamancilar kendini begenmis, türkiyede hava atan gurbetcileri cagristirir.
sizlerin de anasi babasi dedesi gurbetcilerden olabilirdi. sizler de bir "alamanci" olabilirdiniz. sanirim o damgayi vurmadan, herkes arkasini dönüp geldigi yere bir baksin.
4-çikolataları ile
çikolataları ile geliyorlar.. alaman çikolatası işte.. beyazı var sütlüsü var bitter olanı var.. likör mü.. işte orasını bilemiyoruz.. bilemeden yenilmiştir zaten..(ya da yenilmemiştir)
5-bı arada bu alamancılar
bı arada bu alamancılar rap e sarmıstı.en ıyıleri ve ilkleri cartel benım hatırladığım
6-türkçeyi unutmuş
türkçeyi unutmuş almancayı öğrenememiştir.kitap ve gazete okumaz.almanyada bitte demeden kibrit bile alamaz türkiyede kibir yapar.mümkünse uzak durun...
7-lengeri fötr şapka.
lengeri fötr şapka.
8-deutscher.deutsch kaufen.
deutscher.deutsch kaufen.